izmirarabuluculardernegi@gmail.com
Arabuluculuk Daire Başkanı ziyaretimiz

Değerli Üyelerimiz;

21.03.2018 tarihinde Arabuluculuk Daire Başkanı Sayın Hakan Öztatar'ı Ankara'da ziyaret ettik. Derneğimizde gerçekleştirdiğimiz genel üye toplantısında yaptığımız tespitler ve karşılaştığımız sorunları dile getirdik ve Daire Başkanımız ile yaptığımız görüşme konularını bilgilendirme amaçlı sizlere derleyip sunuyoruz.

İlk 3 aylık gidişat : 
Başkanımız İzmir’de ilk 3 ayda 500 dava açıldığını belirtti. Geçen yıllara oranla dava sayısının ciddi oranda azaldığına dikkat çekerken, aslında bu sayıların dava şartı arabuluculuk uygulamasının başarılı yürütülmesinin bir sonucu olduğunu belirtti. Yine tüm Türkiye çapında ilk üç ayda 6.700 davanın açıldığını, geçen yılki ilk 3 aylık dava sayısının ise 70.000 civarında olduğunun tespit edildiğini, arabuluculuk anlaşma oranının ise dava açılmama sayısı ile kıyaslandığında azlığının bir tek açıklamasının, dava şartı arabuluculuğa gelip de anlaşmayanların arasında harici anlaşmalar olduğunun ortaya çıktığına işaret etti. Bu durumda anlaşamama tutanaklarının sayısal çokluğu olsa bile ,tarafların aslında yine arabuluculuk sayesinde yapılan müzakerelerde diyalog geliştirip, birbirlerini tanıyarak, riskli noktaları tespit imkanına sahip olmaları suretiyle sonradan anlaşabildiklerinin görüldüğünü belirtti. Sonuç olarak, mahkemelere yansıyan dosya sayısında ciddi bir azalma olduğunu ve İş mahkemelerinin yeni dosya gelmeyince var olan dosyalarında daha hızlı ilerleyerek, esaslarını kapatabildiklerini, böylece daha hızlı ve kaliteli yargı hizmeti verildiğini ekledi.

Uzman arabuluculara tevzi yapılması:
09.03.2018 tarihinden itibaren yalnızca uzmanlık eğitimi alıp sertifikasını gönderen arabuluculara tevzi yapıldığını,bundan sonra da bu şekilde devam edileceğini, 1 Ocak tarihinden sonra faal arabulucu sayısında ciddi bir artış yaşandığını, Uzmanlık Eğitimlerinin bu nedenle çok önemli olduğunu belirtti.

Dava şartı arabuluculuğun önündeki en büyük tehlike:
Arabuluculuk kurumunu yok edecek ve/veya gelişmesine engel olabilecek en büyük tehlikenin arabuluculuğun "usuli işlem"e çevrilme tehlikesi olduğunu, nitekim ilk 10-15 gündeki olumsuz sonuçların sistemin işlemeyeceği endişesi yarattığını, bazı taraf vekillerinin arabulucuları baskı altına alarak hızla anlaşmama tutanakları düzenlenmesini istediklerini, Arabulucuların süreç yeni olduğu için başlarda bu baskıya karşı koyamadılarsa da, sonrasında süreç yönetiminin kendilerine ait olduğu hususuna vurgu yaparakı 4 haftalık süreyi aktif kullanmaya çalıştıklarını , böylece anlaşma oranlarının arttığının gözlemlendiğini söyledi.

35/A uygulaması:
Daire Başkanlığı'nın 35/A’ya karşı olacağının düşünülemeyeceğini, karşısında değil destekçisi olunduğunu, ancak 35/A uygulamasında "kolaylaştırıcı avukatlık" kavramının algı karmaşası yaratacağını,Avukatlık ve Arabuluculuğun farklı müeseseler olup, rakip oldukları gibi bir algıya yol açılmaması gerektiğini,avukatın tarafının (müvekkili) olduğunu, üçüncü bir kişinin dahil olduğu yerde bunun adının tüm dünyada arabuluculuk olduğunu,ayrıca TBB başkanının siz 100 bin kişisiniz onlar 10 bin kişi diyerek ayrıştıran bir dil kullanmasının iki kurum açısından da zarar verici olabileceğini, kolaylaştırıcı avukatlık kavramının ileride kolaylaştırıcı tüccar, kolaylaştırıcı muhasebeci, vs türemesine ve nihayetinde ilk olarak avukatlık mesleğinin bundan zarar görebileceğini, belirtti.

(İzarader olarak uzlaşmacı, barışçıl bir dille bu konuda açıklama yapabileceğimizi, diğer derneklere de çağrı çıkartarak bu konudaki hassasiyetimizi kamu oyuyla paylaşabileceğimizi ifade ettik.)

Kanundaki yetki sorunu :
Yönetmelikte büronun yetkisi ile ilgili sıkıntının giderildiği ,atama yapılan yerin önemli olmadığını, ve "arabulucunun bulunduğu yer" şeklinde bir düzenleme getirildiğini, yani işçinin herhangi bir yerden başvuruda bulunabilmesi hususuna açıklık getirildiğini, kanun metninden kaynaklanan kafa karışıklığının böylece giderildiğini dile getirdi.

Yönetmelik tarihi 
Bir aya kadar çıkabileceğini belirtmiştir.

İcra edilebilirlik şerhi için duruşma açan ya da başkaca incelemeler yapan mahkemeler konusu: 
Kanunun çok açık ve yapılan uygulamanın yanlış olduğunu, kanun metninin sade ve açık olmasına rağmen bu uygulamanın yapılmasının zaman içinde ortadan kalkacağını düşündüklerini ifade etmiştir.

TMSF’ye devredilen işyerleri hakkında:
Yasal olarak yapılabilecek bir şey olmadığını belirtmiştir.

Kısmen Anlaşma butonu :
Bu butonun açılacağını belirtmiştir.Bilgi işlemde personel sıkıntısı yaşandığını hızlı bir düzenleme yapılmasının her zaman mümkün olmadığını ama çok yoğun ve özverili biçimde personelin bu konudaki eksiklikleri gidermek için çabaladıklarını bildirmiştir.

Ücretlerin iyileştirilmesi: 
Bu kadar harici anlaşma olacağının tahmin edilemediğini, miktarı yüksek olan işlerde tarafların arabulucu huzurunda değil, dışarıda anlaştıklarını veya arabuluculuk ücretinden kaçmak için bedeli düşük gösterebildiklerini, dolayısıyla arabuluculara parasal getirisinin pek olmadığını,anlaşmaların arabulucu huzurunda olması ile arabulucunun gelirinin dengelenebileceğini, sarf edilen emek karşısında verilen miktarın düşük kaldığını, ancak ücret yükseltilmesi talebinin olgunlaşması için 3 aylık sürenin erken bulunacağını,sistemin tam olarak oturmasının beklenebileceğini, ayrıca bir anda 600-800 TL ye artırılması halinde bu kez de arabulucularımızın, zaten tahsilde sıkıntı yaşıyoruz, anlaşmama halinde de 800 lira alacağım nasıl olsa deyip yeterince emek sarf edilmez mi kaygısının da yaşandığını, bunları çözmek için çalışılacağını belirtmiştir.

Yüzdelik yerine saatlik ücret belirlenmesi: 
Anlaşma halinde yüzdelik dilim yerine saat ücreti üzerinden ücret belirlenebileceğini,bu konuda değişiklik yapabileceğini böylece harici anlaşmaların da önüne geçilebileceğini düşündüklerini ifade etti.

Ticaret Odalarının Arabuluculuk Merkezleri açması hakkında: 
Bu konudaki tepkileri avukatlık refleksi olarak değerlendirdiklerini, 189 bin ticari dava açıldığını ve sadece 200 tanesinin arabuluculuk ile çözüldüğünü,arabuluculukla bu sayısını önemli oranda artmasının yine arabuluculara yarayacağını, Ticaret Odasının kuracağı merkez 2bin tane çözerse, 200 de diğer arabuluculara geleceğini, döngünün bu şekilde gelişeceğini, buralara yapılan başvuruların zaten şu anda çok düşük olduğunu ifade etmiştir.

Merkezlere akreditasyon verilmesi hakkında: 
İleride akredite edilebileceğini, şu anda 63 merkez, toplamda 500 arabulucunun merkez yapılanması içinde olduğunu,bu sayının arabulucuların %50 sine kapsaması halinde bu akreditasyonun gündeme geleceğini ifade etmiştir.

Meslek birliği hakkında :
Meslek birliğine doğru yol almanın olumlu olduğunu arabuluculuğun başka mesleklere açılmaması için dayanışmak gerektiğini, derneklerin meslek birliklerine dönüşmesinin yararlı olacağını belirtmiştir.

Aile Arabuluculuğu hakkında:
Aile arabuluculuğunun öncelikli olmadığını, Ticaret ve Tüketici için çalışma yapılmasının düşünüldüğünü belirtmiştir.

Sınav:
Yakında sınav açılmayacağını,bu işin meslek olarak yapılmasını istediklerini, Sınava ve yeni arabulucu alımına ihtiyacın olmadığını bildirmiştir.

Kota:
Kota konulacağını, yönetmelikte bununla ilgili de bir düzenleme olacağını ,kotanın il değil ülke bazında olacağını belirtmiştir.

Arabulucuların özveri ile ve bu işi sevdikleri için yaptıklarını, pek çok kişinin sistemin çökmesi beklentisinde olduğunu, ama arabuluculuğa inanan ve bu işi seven arabulucuların mesleklerine sahip çıktıklarını daha iyi günlere bu mesleğin ruhuna sahip olan arabulucularla ulaşılacağını sözlerine ekleyen Daire Başkanımız, tüm dernek üyelerimize ve İzmir deki tüm arabulucularımıza sevgi ve selamlarını ileterek ileriki dönemlerde müsaitlik durumuna göre İzmir'li arabulucularla İzmir'de bir araya gelebileceğini belirtmiştir. Tüm sorularımıza samimiyetle cevap veren, çoşku ve inancını bir kez daha bize ulaştıran Sayın Hakan Öztatar'a nazik kabullerinden ve paylaşımlarından ötürü İzarader olarak teşekkür ediyoruz.

Bu site www.bannerlazim.com tarafından tasarlanmıştır.