info@izarader.org.tr
Medya Ege Röportajı

Türk hukuk sisteminde bir devrim olarak anılan arabuluculuk sistemini, arabuluculuk sistemine gönül vermiş İzmir Arabulucular Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri Avukat/Arabulucu Özden Güner Batıkhan ve Avukat/Arabulucu Gökhan Danacı ile mercek altına aldık.

-Nedir bu arabuluculuk?
Özden Güner Batıkhan:

Arabuluculuk Avrupa’da ve Amerika’da uzun  süredir uygulanan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Aralarında davaya konu olmuş veya olabilecek bir uyuşmazlık olan kişilerin meseleyi bir arabulucu eşliğinde karşılıklı olarak müzakere ederek çözüme kavuşturdukları bir süreçtir.
Arabulucular, tarafların iletişimini kolaylaştırarak onları masada kalmalarını sağlayan  müzakere yöntemlerini uygular. Tarafların kendi çözümlerini kendilerinin bulmalarına yardımcı olur. Bunu yaparken arabulucu konuyu çözümleyen bir karar vermez, taraflar orta yol bulamadıklarında, taraflar için anlaşmalarının önündeki engelleri kaldıran  çözüm seçenekleri sunabilirler.. Arabulucunun tarafsız ve bağımsız bir kişi olması gerekir.

- Arabulucuda aranan kriterler nelerdir?
Özden Güner Batıkhan:

Türkiye’de sadece en az beş yıllık mesleki deneyimi olan hukuk fakültesi mezunları arabuluculuk yapabilir. Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı arabulucu olabilmek için Bakanlıkça lisanslanan eğitim kurumlarından teorik ve pratik en az kırk sekiz saat eğitim alınması gerekir. Eğitimden sonra Bakanlığın açtığı yazılı sınavı geçip sicile kaydolanlar arabulucu unvanını kazanır. Arabuluculuk  siciline kayıt olabilmek için, Türk vatandaşı olmalı, hukuk fakültesi mezunu ve mesleğinde en az 5 yıl kıdeme sahip olmalı, tam ehliyeti olmalı, ayrıca kasten işlenen bir suçtan 1 yıldan fazla cezaya mahkum edilmemiş olmak ve  terör örgütleriyle iltisak ya da irtibatınızın bulunmaması gerekir.

- Hukukçu olmayan  kişiler de arabulucu olabilir mi?
Özden Güner Batıkhan: “Bazı basın organlarında yer aldığı gibi lise mezunlarının arabulucu olması mümkün değildir. Sistemimizde arabuluculuk hakemliği gibi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi de yoktur. Eğitimler bakanlık tarafından belirlenen kurumlarca verilir. Arabuluculuk prensip olarak ihtiyari ve tarafların isteğine bağlı olmakla birlikte, 01/01/2018 tarihinden itibaren İş Mahkemeleri Kanunu’nda yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte sistemimize dava şartı arabuluculuk olarak düzenlenmiştir.

- Arabulucuya  ne zaman gelmeliyiz? 
Özden Güner Batıkhan:  Arabuluculuk, “zorunlu arabuluculuk” ve “ihtiyari arabuluculuk” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır:

  • Zorunlu Arabuluculuk: Bazı uyuşmazlıklar için mahkemeye dava açmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğu vardır. Zorunlu arabuluculuk, bu uyuşmazlıklar açısından dava şartıdır. Yani, arabulucuya gitmeden açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. İş davalarına konu olan bazı talepler (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, maaşlar vb.) zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır.

  • İhtiyari Arabuluculuk: İhtiyari arabuluculuk, tarafların bir arabulucuya gitme zorunluluğu olmadığı halde uyuşmazlığın çözümü için dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı tercih etmesidir. Taraflar üzerinde tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığıyla ilgili ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurabilir.

Türkiye’de arabuluculuğa dava açılmadan önce ya da dava sırasında başvurulabilir. Dava öncesi arabuluculukta taraflar anlaşmaya varırlarsa artık davaya gerek kalmayacaktır. Taraflar dava açıldıktan sonra hâkimler, tarafları arabuluculuk hakkında bilgilendirirler.Taraflar anlaşırlarsa mahkeme davayı görmeyi bırakır ve artık tarafların anlaştıkları metin geçerli olur. Anlaşamazlarsa dava kaldığı yerden devam eder ve olay hakkında mahkeme karar verir

Arabuluculuk, Türk Hukuk sisteminde benimsendi mi?
Özden Güner Batıkhan: Türkiye’de yavaş ama emin adımlarla ilerlemektedir. Sadece kanuni düzenlemeler yeterli olmayıp, ek olarak toplumu ve hukuk camiasını bilgilendirmek ve işini iyi yapan arabulucuların   yetiştirilmesi gerekiyor. Adalet Bakanlığı arabuluculuğun doğal bir süreç içinde benimsenmesi için gereken her türlü faaliyeti titizlikle yürütmektedir. Arabuluculuk Daire Başkanımız Sayın Hakan ÖZTATAR, arabuluculuk kurumunun ülkemizde yerleşmesi için canla başla çalışan bürokratlarımızdandır.Bu röpartaj vesilesiyle emeklerinden ve çalışmalarından dolayı kendisine teşekkürü borç biliriz. Gerek arabulucuların gerekse arabuluculuğa başvuran tarafların her türlü talebini dinlemekte, sıkıntı oluşturan konuların çözümlenmesi için gereken çabayı göstermektedir.

Bakanlığın istatistiklerine göre, dava şartı arabuluculuk sisteminin devreye girmesiyle geçtiğimiz 4.5 ayda arabuluculuk müessesesine 110 bin başvuru yapıldı. Bunlardan 33 bini dava açılmadan çözüldü. Bu şekilde adalet hızlı ve ucuz bir şekilde sağlanmış oldu. Anlaşma sağlanamayan uyuşmazlıkların 17.079’unda dava açılmıştır. Geçen yıl bu sürede açılan dava sayısı ise 98.000 ‘dir. Bu istatistikler dava şartı arabuluculuk sisteminin doğruluğunu ve uygulamanın amacına ulaştığını göstermektedir.

- Arabuluculuğun amaç ve ilkeleri nelerdir? 
Özden Güner Batıkhan:

Arabuluculuğun tüm dünya tarafından kabul edilmiş temel ilkeleri vardır ve bu ilkeler arabuluculuğun ortak dilini oluşturur

İRADİ OLMASI-  Tarafların arabuluculuğa başvurmada, başvurdukları arabuluculuğu yürütmede ve yürütülen süreci sonlandırmada her an özgür olduklarını anlatır. Kimse bir arabuluculuk sürecinde anlaşmaya veya anlaşmamaya zorlanamaz. 

EŞİTLİK- Arabuluculuğa katılan taraflar, ekonomik durumlarına, sosyal statülerine bakılmaksızın eşit haklara sahiptirler. Arabuluculukta bir tarafın söz hakkı engellenemeyeceği gibi, sürecin dışında da bırakılamaz.

TARAFSIZLIK- Arabulucu süreç boyunca tarafsız olmak zorundadır. Arabulucu bir tarafı tutamaz, süreci bir tarafın işine gelecek şekilde yönetemez

GİZLİDİR- Arabuluculuk gizlidir Arabuluculukta ileri sürülen görüşler, belgeler, teklifler ve ikrarlar gizlidir, tarafların muvafakatı olmadıkça kullanılamaz.

Arabuluculuk insanlar arasındaki ilişkileri korur. Arabuluculuk temelinde dostane bir çözüm yolu olduğundan  ilişkilerin kötüye gitmesini engeller ve geleceğe yönelik sonuçlar doğurur. Arabuluculukta taraflar iletişimi sürdürdüklerinden isteklerine uygun ortak bir çözüm bulma şansları yüksektir.

Arabuluculuk pratik ve çabuk  çözüm sağlar.Davaya konu olaylar mahkeme tarafından ortalama en erken sekiz ayda, ortalama olarak dört yılda çözülürken arabuluculukta sonuca üç saat ila bir haftalık sürelerde ulaşılabilir. Bu nedenle yaşanan uyuşmazlığın kısa sürede çözülmesini arabuluculuğu seçebilirler. Arabuluculuk ekonomiktir.Dava sırasında yapılması gereken masraflar, avukatlık ücretleri ve hakkın geç alınması karşısında arabuluculuk makul ücretlerle çözüme ulaşmayı sağlar. Bu nedenle taraflar çekinmeden kendilerini rahatça ifade etme olanağı bulurlar. Arabuluculukta sürecin kontrolü tarafların elindedir ve onların iradesi hakimdir.Arabuluculukta sadece tarafların mutabık kaldığı konularda anlaşma yapılır. Taraflar arabuluculuktan her an vazgeçebilirler. Kimse istemediği bir anlaşmayı imzalamaya zorlanamaz.

- İZARADER olarak faaliyetlerinizden bahseder misiniz?
Gökhan Danacı:

“İZARADER yani İzmir Arabuluculuk Derneği’nin Başkan Yardımcısıyım. Başkanımız, Hülya Sapmaz Can, Yönetim Kurulu Üyelerimiz ise Özden Güner Batıkhan, Deniz Yağmur, Murat Serezli, Sinem Hacıeminoğlu, Ayşe Üzgen Taşçıer’den oluşuyor. Derneğimizin 190 üyesi bulunuyor. Arabuluculuğun tanıtılması, uygulanmasının yaygınlaştırılması, arabulucuların mesleğe hazırlanması, meslekte ilerlemesini sağlamak, meslekte yenilikleri takip etmek amacıyla,eğitim-öğretim etkinlikleri düzenlemek gibi ortak amaçları gerçekleştirmek için bir araya gelmiş tamamı Adalet Bakanlığının Güncel Arabulucular Siciline  kayıtlı bulunan kurucu üyeler olarak 2014 yılının Şubat ayında dernekleşerek mesleki örgütlenmede ilk adımı atmış bulunuyoruz.

İzmir’in arabuluculuk konusunda ilk sıralarda yer almasında, İZARADER’in çeşitli üniversite, dernek ve sivil toplum kuruşları ile birlikte üyelerini, eğitim, konferans ve seminerlerle desteklemesinin rolü çok büyüktür. Türkiye genelinde arabuluculuğa baktığımız zaman birinci sırada İstanbul, ikinci sırada Bursa, üçüncü sırada ise İzmir bulunuyor. Dernek olarak, kurulduğumuz günden bu yana, arabuluculuk ruhunu ayakta tutan çalışmalar yapmaya gayret gösteriyoruz. Üyelerimizin dernek içinde aktif ve istekli olması, çalışma azmimizi artırıyor.


-Arabuluculukta yaşanan sıkıntılar nelerdir? 
Gökhan Danacı: Şöyle özetleyebiliriz; taraflar açısından;  sürecin nasıl işlediğinden haberdar olmaması, arabulucuyu süreçte hakim/karar veren merci olarak görmeleri, toplantıya hazırlıksız gelmeleri, hala toplumda yaygınlaşmayan uzlaşma kültürü, mahkemelerde adaletin sağlanacağı inancı, işçi-işveren uyuşmazlıklarındaki güç dengesizliği ve harici anlaşmaların yapılması.

Arabulucular açısından ise, tarafları bir araya getirme sıkıntısı yaşaması, dava şartı arabuluculuğun uygulanmaya başlamasıyla, alternatif bir çözüm yolu olarak görmek yerine, usuli bir işlem olarak değerlendirilmesi.

Son olarak şunu söylemek isteriz ki;

Joseph Joubert ‘in de dediği gibi,”Bir düğüm çözülebilecek gibiyse, asla onu kesip atmayın.”…Ortak çözümün sizin iradenizle sonuçlandığı, kaybedeni değil kazananı olan bu sürecin bir parçası olmak istemez misiniz?

Etkinlik Fotoğrafları

{TitleB} {TitleB} {TitleB} {TitleB}
Bu site www.bannerlazim.com tarafından tasarlanmıştır.